Radiohead - Fitter Happier

 (versiyon 1)
Metin boyutu: ( + Büyült ) ( - Küçült)   

more productive

Çok yaratıcı

comfortable

Rahat

not drinking too much

Çok içmeyen

regular exercise at the gym (3 days a week)

Salonda düzenli egzersiz (haftada üç kere)

getting on better with your associate employee contemporaries

Akranlarınla daha iyi geçiriyorsun

at ease

İyileşmede

eating well (no more microwave dinners and saturated fats)

İyi yiyorsun (daha mikrodalga yemekleri ve doymuş yağ yok)

a patient better driver

Hasta iyi sürücü olmalı

a safer car (baby smiling in back seat)

güvenli bir araba (arka koltukta gülümseyen bebek)

sleeping well (no bad dreams)

iyi uyuyor (kabus yok)

no paranoia

paranoya yok

careful to all animals (never washing spiders down the plughole)

Bütün hayvanlara karşı dikkatli (asla delikten örümcek atmıyor)

keep in contact with old friends (enjoy a drink now and then)

Eski dostlarla görüşmeye devam (bir içki için sonra)

will frequently check credit at (moral) bank (hole in wall)

sıklıkla kredi kardını kontrol et (duvarda delik)

favours for favours

İyilik için iyilik

fond but not in love

İlgili ama aşık değil

charity standing orders

Yardım kuruluşu emir veriyor

on sundays ring road supermarket

pazarları süpermarkette yol uzun

(no killing moths or putting boiling water on the ants)

(öldüren pervaneler yok ya da karıncalara kaynar su)

car wash (also on sundays)

(araba yıkama (pazargünleri yine)

no longer afraid of the dark

Daha karanlıktan korkmak yok

or midday shadows








Ya da gün ortası gölgeleri

nothing so ridiculously teenage and desperate

Çok ergence ya da umutsuzca bir şey yok

nothing so childish

Çocukça bir şey yok

at a better pace

iyi bir hızda

slower and more calculated

Daha yavaş ve daha hesaplı

no chance of escape

Kaçış şansı yok

now self-employed

Kendi işi

concerned (but powerless)

(ilgili (ama güçsüz

an empowered and informed member of society (pragmatism not idealism)

ortaya çıkan ve toplumu bilgili üyesi (pragmatizm, idealistlik değil)

will not cry in public

Ortada ağlamaz

less chance of illness

Az hastalık riski

tires that grip in the wet (shot of baby strapped in back seat)

Islakça duran lastikler (arka koltukta bantlı bebek vuruşu)

a good memory

iyi bir hatıra

still cries at a good film

İyi bir filme hala ağlıyor

still kisses with saliva

Salyalarla öpüşüyor hala

no longer empty and frantic

Daha boşluk yok ve delilik

like a cat

Kedi gibi

tied to a stick

Çubuğa bağlı

that's driven into

Onu delirten

frozen winter shit (the ability to laugh at weakness)

donmuş kar bokuna (zayıflığa gülme yeteneği)

calm

fitter, healthier and more productive

sakin, uyan, sağlıklı ve yaratıcı

a pig

domuz

in a cage

kafeste

on antibiotics

antibiyotikli



Bu döküman AkorMerkezi.com'da yayınlanmıştır. http://www.akormerkezi.com


İçerik Kısa Linki:


Beğendiniz mi? Fitter Happier Çeviri sayfasını Şimdi paylaşın: